BASKI

Soru ve görüşleriniz için    Gönderilerinizi burdan yapınız .   emperyalizme,faşizme,işbirlikçiliğe karşı

twitter.com/BaskDuyur:

    Sabah ezanı ile birlikte AKP zulmü tekrar başladı !!!

    22 ilde kapsamlı bir operasyon başladı. Bu senaryo bundan 10 yıl önce farklı bir yönde oynanmış ve başkaları suçlu gösterilmişti fakat bugün o kitle ile kol kola girildi .

    ” Sıra size gelene kadar susun ! ” size verilen bu rolden bıkmadınız mı ?

    — 1 notla 1 gün önce
    Eski Şehircilik Bakanı Erdoğan Bayraktar, bakanlığı döneminde kendisine ait şirketin Koşuyolu’nda 42 milyon TL’ye arsa aldığını doğruladı.

Bayraktar, “Benim kurduğum ve 1994 yılından sonra çocuklarıma bıraktığım şirket Koşuyolu’nda arsa almış onu mesele yapıyorlar. Çok makul, çok masum. Hiçbir vergi suistimali yok, sigorta suistimali yok. Gizli saklı değil ki açık” açıklaması yaptı.

ŞİRKETTE BENİM YÜZDE 7 HİSSEM VAR

Bakanlığı döneminde 42 milyon TL’ye İstanbul’da arsa aldığı iddialarıyla ilgili Hürriyet4e konuşan Bayraktar İnşaat’ı 41 yıl önce kendisinin kurduğunu, 1994’te çocuklarına bıraktığını söyledi. Bayraktar, “Şirket benim ve yüzde 7 hissem var. Özünde ben kurdum, ben büyüttüm. Ama son 20 yıldır işleri çocuklarım devam ettiriyor” dedi.

TEK ÜZÜNTÜM ŞİRKETİ BÜYÜTEMEMELERİ

Çocuklarından birinin mimar, birinin inşaat yüksek mühendisi, birinin inşaat mühendisi ve birinin işletmeci olduğunu hatırlatan Bayraktar, tek üzüntüsünün çocuklarının şirketi istediği gibi büyütememesi olduğunu söyledi.

HESAPLARI PIRIL PIRIL

1973 yılında inşaatçılığa başladığını ve Fatih’in en büyük müteahhitlerinden biri olduğunu kaydeden Bayraktar şunları söyledi: “Yılda 3-4 tane inşaat yapardım. Kiptaş’ın genel müdürü olunca şirket yönetiminden çıktım. Ben bürokrasiye girince şirket çok büyüyemedi. Ama şirketin mal varlığı 70-80 belki 100 milyon, belki daha fazladır. Kasasında parası vardır, malvarlığı vardır. Şirket vergi veriyor. Hesapları pırıl pırıl.”

BİR YANLIŞ VARSA MALİYE DENETLER

Bayraktar İnşaat’ın Koşuyolu’nda aldığı 42 milyon TL değerindeki arsayla ilgili olarak ise Bayraktar, “Şirketin mal varlığı da var, parası da var. Büyük bir şirket. Yıllardan beri iş yapıyor, arsa alıyor-satıyor, inşaat yapıyor. Koşuyolu’nda arsa almış onu mesele yapıyorlar. Çok ayıp yani. Gizli saklı değil ki açık. Arsanın değeri açık, vergisi açık, şirketin ortakları aleni. Çok makul, çok masum, hiçbir vergi suistimali yok, sigorta suistimali yok. Yanlışları varsa, Maliye denetler. Öyle tahmin ediyorum ki, ‘Bu soruşturmadan beni muaf tutun’ lafı ettim ya, ondan dolayı böyle şeyler gündeme geldi” dedi.

    Eski Şehircilik Bakanı Erdoğan Bayraktar, bakanlığı döneminde kendisine ait şirketin Koşuyolu’nda 42 milyon TL’ye arsa aldığını doğruladı.

    Bayraktar, “Benim kurduğum ve 1994 yılından sonra çocuklarıma bıraktığım şirket Koşuyolu’nda arsa almış onu mesele yapıyorlar. Çok makul, çok masum. Hiçbir vergi suistimali yok, sigorta suistimali yok. Gizli saklı değil ki açık” açıklaması yaptı.

    • ŞİRKETTE BENİM YÜZDE 7 HİSSEM VAR

    Bakanlığı döneminde 42 milyon TL’ye İstanbul’da arsa aldığı iddialarıyla ilgili Hürriyet4e konuşan Bayraktar İnşaat’ı 41 yıl önce kendisinin kurduğunu, 1994’te çocuklarına bıraktığını söyledi. Bayraktar, “Şirket benim ve yüzde 7 hissem var. Özünde ben kurdum, ben büyüttüm. Ama son 20 yıldır işleri çocuklarım devam ettiriyor” dedi.

    • TEK ÜZÜNTÜM ŞİRKETİ BÜYÜTEMEMELERİ

    Çocuklarından birinin mimar, birinin inşaat yüksek mühendisi, birinin inşaat mühendisi ve birinin işletmeci olduğunu hatırlatan Bayraktar, tek üzüntüsünün çocuklarının şirketi istediği gibi büyütememesi olduğunu söyledi.

    • HESAPLARI PIRIL PIRIL

    1973 yılında inşaatçılığa başladığını ve Fatih’in en büyük müteahhitlerinden biri olduğunu kaydeden Bayraktar şunları söyledi: “Yılda 3-4 tane inşaat yapardım. Kiptaş’ın genel müdürü olunca şirket yönetiminden çıktım. Ben bürokrasiye girince şirket çok büyüyemedi. Ama şirketin mal varlığı 70-80 belki 100 milyon, belki daha fazladır. Kasasında parası vardır, malvarlığı vardır. Şirket vergi veriyor. Hesapları pırıl pırıl.”

    • BİR YANLIŞ VARSA MALİYE DENETLER

    Bayraktar İnşaat’ın Koşuyolu’nda aldığı 42 milyon TL değerindeki arsayla ilgili olarak ise Bayraktar, “Şirketin mal varlığı da var, parası da var. Büyük bir şirket. Yıllardan beri iş yapıyor, arsa alıyor-satıyor, inşaat yapıyor. Koşuyolu’nda arsa almış onu mesele yapıyorlar. Çok ayıp yani. Gizli saklı değil ki açık. Arsanın değeri açık, vergisi açık, şirketin ortakları aleni. Çok makul, çok masum, hiçbir vergi suistimali yok, sigorta suistimali yok. Yanlışları varsa, Maliye denetler. Öyle tahmin ediyorum ki, ‘Bu soruşturmadan beni muaf tutun’ lafı ettim ya, ondan dolayı böyle şeyler gündeme geldi” dedi.

    — 1 notla 2 gün önce
    #erkan bayraktar  #akp  #17 aralık 
    Ferhat Küpoğlu 1 yıl 11 ay hapis cezasına mahkum edildi.

    Gezi Parkı eylemlerinin sürdüğü sırada attığı “Taksim Gezi Parkı’ndan sonra Anıtkabir’i de yıkarsak elhamdülillah” tweetiyle büyük tepki çeken AKP İnebolu Gençlik Kolları Başkanı Ferhat Küpoğlu 1 yıl 11 ay hapis cezasına mahkum edildi.

    — 6 notla 2 gün önce
    #Ferhat Küpoğlu 
    Ak liberaller endişeli .

    üç tarafı denizlerle çevrili ülkemizin ,dört tarafının acılarla dolu olmasının en büyük sebebi ,bu liberallerin her seferinden yuvarlak cümlelerle ;

    ” tamam siyasi kriz var ama ekonomi bozulmasın ”  demesidir.

    Orta doğu’da artık maddiyattan çok , maneviyatı iktidara taşımak gerekli .Siz bunu anlayamadıysanız eğer , bugün orta doğuyu katleden o çeteler yarın sizin şakaklarınıza namlusunu dayıyacak .

    Utanma’da yok !

    İsrail ile ilişkilerimizi bozduğumuzda ,sivillerin ölmesi durucak mı ? evet ,işbirliği ortaya çıkınca kıvırma seansına bu şekilde geçti bu ak liboşlar

    — 9 notla 2 gün önce
    Devrimin zamanı gelmişte ,geçiyor bile .

    Tüm dünya halkları Filistin için ayakta ,hükümetlerse suskun …

    — 5 notla 3 gün önce
    Başbakan Erdoğan ve AKP’nin İsrail’le ilgili sözleri ve uygulamalarındaki çelişkilere dikkat çeken İnce, AKP’li vekillere 14 soru sordu.
İŞTE O 14 SORU!
1) İsrail’in NATO tatbikatlarına vetosunu hangi Hükûmet kaldırdı?
İsterseniz seçenek koyayım: A) CHP Hükûmeti. B) AKP Hükûmeti.
2) OECD üyeliğine vetoyu kim kaldırdı, hangi Hükûmet kaldırdı?
3) “Tepkim İsrail Devlet Başkanına değil, moderatöredir.” kim dedi?
4) Danimarka’da uçaktan indiğinde, İsrail daha özür dilemeden “Siyonizm konusunda yanlış anlaşıldım.” kim dedi?
5) Mavi Marmara baskınında yurttaşlarımız yaşamını yitirirken, üç şartımız vardı; özür dilenecek, tazminat ödenecek ve Gazze’ye abluka kalkacaktı. Şimdi bunlardan tazminatı, ailelerle ilgili bir sıkıntı çıktı, onlar kabul etmedi. Peki, bu özür nasıl dilendi? Obama’nın yanından telefonla aranıyor, özür dileniyor. Bu ses kaydını duyan var mı? Bu özrü gören var mı? Bu nasıl bir özürdür? Dünya diplomasi tarihinde böyle bir özür var mı?
6) “İsrail’de nükleer silah var mı?” diye yapılan oylamada çekimser hangi ülke kaldı? Çekimser kalan ülkenin Başbakanı kimdi?
7) Amerika Birleşik Devletleri’nde Yahudi lobilerinden dünyadaki tek Müslüman, Davut Yıldızı’nı alan kim? Davut Yıldızı’nı alan dünyadaki tek Müslüman kim?
8) 13 Şubat 2009′da Genel Başkan Yardımcınız Hüseyin Çelik imzasıyla bütün okullara -60 bin okula- bir genelge gönderildi. Millî Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik imzasıyla gönderilen genelgede “İsrail mallarını boykot etmeyin.” dendi mi?
9) Suriye sınırındaki o mayınlı arazileri -22′nci Dönemden milletvekilleri var, o dönemde milletvekilliği yapan bir arkadaşınız olarak söylüyorum- İsrailli firmalara vereceksiniz dediğimizde, bu kürsüye gelip: “Sizi gidi Yahudi düşmanları.” diye bize parmak sallayan milletvekilleri kimlerdi?
10) Kürecik kimi koruyor? Kürecik İsrail’e hizmet ediyor mu? Bunun bilgisini verin.
Türkiye Cumhuriyeti’nin 1948′den beri bir Filistin politikası vardı. ANAP’ın olması, Doğru Yolun olması, CHP’nin olması, MHP’nin olması, Adalet Partisinin olması, başka partilerin olması Türkiye’nin Filistin politikasını değiştirmiyordu. Ne yazık ki Türkiye’nin bu Filistin politikasını yerle bir ettiniz.
İsrail’in kara operasyonu dördüncü günündeİsrail’in kara operasyonu dördüncü gününde

11) İsrail, Suriye uçaklarını vurmak için Türkiye hava sahasını kullandı mı?
12) Türkiye, İsrail uçaklarına yakıt sağlayan bir ülke midir?
13) Filistin’i destekleyen bir Suriye vardı. Orta Doğu’da dengeler böyle kuruluyordu. Suriye, Filistin’i destekleyen bir ülkeydi. Kendi derdine düşmüş bir Suriye’yi siz oluşturdunuz. Kendi derdine düşmüş bir Suriye oluşunca, tabii ki, Filistin’e destek veren bir Suriye olmadığı için sıkıntılarımızın büyük çoğunluğu da bundan kaynaklanıyor.
3 tane dost kaldı: Barzani, Bağdadi ve Katar Emiri ne yazık ki.
14) Türkiye Cumhuriyeti’nin onuru kırıldı. İsrail’de büyükelçi oturma düzeninde aşağılanarak, koltuğu daha düşük yapılarak, bir başka diplomatik böyle bir olay hatırlıyor musunuz?

    Başbakan Erdoğan ve AKP’nin İsrail’le ilgili sözleri ve uygulamalarındaki çelişkilere dikkat çeken İnce, AKP’li vekillere 14 soru sordu.

    • İŞTE O 14 SORU!

    1) İsrail’in NATO tatbikatlarına vetosunu hangi Hükûmet kaldırdı?

    İsterseniz seçenek koyayım: A) CHP Hükûmeti. B) AKP Hükûmeti.

    2) OECD üyeliğine vetoyu kim kaldırdı, hangi Hükûmet kaldırdı?

    3) “Tepkim İsrail Devlet Başkanına değil, moderatöredir.” kim dedi?

    4) Danimarka’da uçaktan indiğinde, İsrail daha özür dilemeden “Siyonizm konusunda yanlış anlaşıldım.” kim dedi?

    5) Mavi Marmara baskınında yurttaşlarımız yaşamını yitirirken, üç şartımız vardı; özür dilenecek, tazminat ödenecek ve Gazze’ye abluka kalkacaktı. Şimdi bunlardan tazminatı, ailelerle ilgili bir sıkıntı çıktı, onlar kabul etmedi. Peki, bu özür nasıl dilendi? Obama’nın yanından telefonla aranıyor, özür dileniyor. Bu ses kaydını duyan var mı? Bu özrü gören var mı? Bu nasıl bir özürdür? Dünya diplomasi tarihinde böyle bir özür var mı?

    6) “İsrail’de nükleer silah var mı?” diye yapılan oylamada çekimser hangi ülke kaldı? Çekimser kalan ülkenin Başbakanı kimdi?

    7) Amerika Birleşik Devletleri’nde Yahudi lobilerinden dünyadaki tek Müslüman, Davut Yıldızı’nı alan kim? Davut Yıldızı’nı alan dünyadaki tek Müslüman kim?

    8) 13 Şubat 2009′da Genel Başkan Yardımcınız Hüseyin Çelik imzasıyla bütün okullara -60 bin okula- bir genelge gönderildi. Millî Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik imzasıyla gönderilen genelgede “İsrail mallarını boykot etmeyin.” dendi mi?

    9) Suriye sınırındaki o mayınlı arazileri -22′nci Dönemden milletvekilleri var, o dönemde milletvekilliği yapan bir arkadaşınız olarak söylüyorum- İsrailli firmalara vereceksiniz dediğimizde, bu kürsüye gelip: “Sizi gidi Yahudi düşmanları.” diye bize parmak sallayan milletvekilleri kimlerdi?

    10) Kürecik kimi koruyor? Kürecik İsrail’e hizmet ediyor mu? Bunun bilgisini verin.

    Türkiye Cumhuriyeti’nin 1948′den beri bir Filistin politikası vardı. ANAP’ın olması, Doğru Yolun olması, CHP’nin olması, MHP’nin olması, Adalet Partisinin olması, başka partilerin olması Türkiye’nin Filistin politikasını değiştirmiyordu. Ne yazık ki Türkiye’nin bu Filistin politikasını yerle bir ettiniz.

    İsrail’in kara operasyonu dördüncü günündeİsrail’in kara operasyonu dördüncü gününde

    11) İsrail, Suriye uçaklarını vurmak için Türkiye hava sahasını kullandı mı?

    12) Türkiye, İsrail uçaklarına yakıt sağlayan bir ülke midir?

    13) Filistin’i destekleyen bir Suriye vardı. Orta Doğu’da dengeler böyle kuruluyordu. Suriye, Filistin’i destekleyen bir ülkeydi. Kendi derdine düşmüş bir Suriye’yi siz oluşturdunuz. Kendi derdine düşmüş bir Suriye oluşunca, tabii ki, Filistin’e destek veren bir Suriye olmadığı için sıkıntılarımızın büyük çoğunluğu da bundan kaynaklanıyor.

    3 tane dost kaldı: Barzani, Bağdadi ve Katar Emiri ne yazık ki.

    14) Türkiye Cumhuriyeti’nin onuru kırıldı. İsrail’de büyükelçi oturma düzeninde aşağılanarak, koltuğu daha düşük yapılarak, bir başka diplomatik böyle bir olay hatırlıyor musunuz?

    — 24 notla 3 gün önce

    Avrupa halkları Filistin için sokağa çıktı …

    • Londra Avrupa’nın "Siyonizme hayır" 
    • Fransa “Özgür Filistin” 
    • Belçika’
    • Marsilya
    • Paris
    • İstanbul

    Tüm dünya halkları Filistin için ayakta ,hükümetlerse suskun …

    • Devrimin zamanı gelmişte ,geçiyor bile .
    — 87 notla 3 gün önce
    #filistin  #israil 

    Sagopa - Vasiyet

    fecre dal 

    fedai cembiyeleri ile cenkte kaldı 

    surlarımda kahpe uykuyadaldı 

    suretim şarap misali eskidikce değeri arttı 

    serserim, serim giyotin altı. 

    kalbimde senede kaç kez birisi idam aldı ha !? 

    şaibelerim şairimdi, şakacı mecburi sıfattı 

    rıhtımlarımdan gemiler kalktı 

    yolcular ağırladım ağır ağır revanlarım 

    güneştim bir ara yağmur oldum. 

    kendi deryalarımda kendimi zorla boğdum 

    spekülatif düşlerin spazmı var 

    stagflasyon önlemliydi 

    sözümü kesme girişiminde bulunan herkeseydi radikal argolar 

    söyle ne zaman bitti aşka dair tangolar? 

    her işte bir racon var 

    haydi egoma sponsor ol 

    ecemle ecele giderim 

    rabbenamı bir hiç uğru tersledim 

    of haşa!… 

    bir dilekti vurgun oldu 

    votka redbull ciğere doldu 

    sagopa nadir sarhoş oldu 

    cemre geç de olsa düştü 

    kelimelerdi kerimelere ve kertelerime münzeviydim 

    dünveyi senaryolarda “RAP” denen bahirdim 

    münasebetsiz küfrü bastım, onurun canını yaktım 

    altı senedir aklındayım, çekemedin yoo farkındayım 

    RAPimtraksın, sen reel değilsin 

    yazdıklarına sadık olamadın, söyle kaç eşlisin?

      

    muaf bıraktım seni ve kitlelerini, sarfiyatlarım fiyatsız 

    anonim oldu haykırışlarım 

    az önce doğdum 

    halatım yirmi yedi boğum 

    sele gitti ağustosum 

    vasiyet etmek istedim şarkılarımı kızıma 

    hep sonunda kendimi vurdum. 

    şarjörü doldurdum 

    koştuğum bu yolda yarımı sonladım ve kocaman adama döndüm 

    sanma çok telaşlıyım, durgunum biraz, solgunum yüzüm, bitkinim ufaklık 

    sen de gel peşimden amma çok çalış 

    duvarda yazmaz her kural 

    yumruk yersin yılma kalk, dayan 

    bu abi yerle çok sevişti 

    düşmek hiç ayıp değil, kalkmasını bil 

    ve acele et şu gözyaşını sil 

    sagopa aydıl oldu bak dedim babam, ben dayandım 

    buraya kadar geldim 27 adım 

    takma kendimden can sıkıntım 

    önceden beridir bir ölüm takıntım 

    bunu da yüzüme vurmasınlar 

    sade evde yüzüm asık, dışarda sempatik takıldım 

    az önce doğdum 

    halatım yirmi yedi boğum 

    sele gitti ağustosum 

    vasiyet etmek istedim şarkılarımı kızıma 

    hep sonunda kendimi vurdum. 

    şarjörü doldurdum 

    — 3 notla 3 gün önce
    #filistin  #israil  #sagopa  #vasiyet 

    Gezi’nin özeti :

    Onlar taşa taptı,biz toprağa ….

    (Kaynak: cikolataninessiztadi, meraksist gönderdi)

    — 3883 notla 3 gün önce
    KAZDAĞLARINDA İSYAN VAR
Vahşi madencilik, HES’ler ve başka pek çok yıkım projesiyle can çekişen Kaz Dağları’nın çocukları, geçtiğimiz hafta sonu Balıkesir Akçay’da bir araya gelerek İda’nın bin pınarlı sularının gözyaşı olmaması için and içtiler.
(soL-Yusuf Yavuz) Batı Anadolu’nun akciğerleri sayılan Kaz Dağları, sayısız doğal zenginliğinin antik çağlardan bu güne önemli bir yaşam merkezi. Ancak Efsanelere, öykülere, romanlara konu olan, Balıkesir ve Çanakkale illerinin bir bölümünü kapsayan Kaz Dağları’nın üzerinde uzun süredir karabulutlar hiç eksik olmuyor. Bin pınarlı, ak köpüklü İda’nın şifalı suları, mis kokulu çamları, köknarları uzun süredir zulmün eşiğinde. Sabahattin Ali’nin öyküleriyle ölümsüzleştirdiği destansı coğrafya, rant ve kısa vadeli kazançlar uğruna geleceğini yitirmek üzere.
Kaz Dağları’ndaki yıkıma karşı direniş başlattılar14 Temmuz Cumartesi günü Akçay’da bir araya gelen GÜMÇED, Gençlik Muhalefeti ve yöre halkı, sloganlar ve pankartlar eşliğinde Cumhuriyet Meydanı’na kadar yürüdü. Ardından meydanda düzenlenen mitingde, Mehmetalan Köyü Muhtarı Metin Aktaş, Soma İşçisi Eren Sidal, Gençlik Muhalefeti’nden Ayşegül Uçar ve GÜMÇED Edremit Körfez Şubesi Başkanı Mehmet Akif Öznal Kazdağları’nda yapılması planlanan baraj ve HES’lere karşı konuşmalar yaptılar. Mitingin ardından sanatçılar Erkan Oğur ve İsmail Hakkı Demircioğlu’nun yanı sıra Grup Haziran, Heyula ve Marsis konserleri ile gece yarısına kadar süren etkinliğe, binlerce yurttaş katıldı.

Bin pınarlı İda’nın tüm akarsuları HES’lere kurban edilecekGÜMÇED Edremit Körfez Şubesi Başkanı Mehmet Akif Öznal, mitingde yaptığı konuşmada, Kaz Dağları’na dayatılan vahşi madenciliğin ardından şimdi de bölgedeki tüm akarsular üzerinde baraj ve HES projeleri ile suların ellerinden alınmak istendiğini dile getirdi.
"Tüm canlıların hakkı olan su şirketlere kiralanıyor"1/ 100 bin ölçekli bölge planında, 6 adet baraj, onlarca da HES projesinin öngörüldüğünü kaydeden Öznal, “yaşam kaynaklarımızın nasıl yağmalanacağını yine birileri kapalı kapılar ardında planlanıyor. Dünyanın doğal kaynakları üzerinde gittikçe büyüyen bir hâkimiyet kurma amacı güden sermaye-devlet işbirliğinin son hedefi su kaynaklarıdır. Devlet eliyle suların kullanım hakkı yarım asır gibi sonuçları kestirilemeyecek zaman dilimleri için özel şirketlere devredilmektedir. Tüm canlıların yaşam hakkı olan su sanki işletilmediği sürece boşa giden bir malmış gibi şirketlere kiralanmaktadır” görüşünü savundu.

"Projelerin toplumsal etkileri değerlendirilmiyor"Baraj ve HES gibi su yapılarının gereklilik ve yararlarının açık olarak tartışılması gerektiğine işaret eden Öznal, bu projelerden etkilenecek olan halkın görüşünün alınmasını, çevresel, kültürel ve toplumsal etki değerlendirmelerinin yapılması gerektiğini kaydederek, “su yapılarının şirketlerin çıkarlarına göre değil tüm canlı yaşamın ve doğanın sürdürülebilirliği temelinde projelendirilmesi, yer seçimlerinin bu kriterlere göre belirlenmesi gerekir. Aksi durumda yöredeki yaşamın olumsuz etkilenmesi kaçınılmazdır. Bir barajın yapımı mutlaka kırsal kalkınma boyutunu içermelidir. Oysa DSİ’nin hemen hiçbir yatırımında bu yaklaşım yoktur. Bizler hiçbir ekonomik değerin insanın kültürel ve tarihi geçmişinden, doğal dengenin ve canlı yaşamın en küçük parçasından daha değerli olamayacağını düşünmekteyiz. Su yaşamın kendisidir. Suyun meta haline getirilmesi sadece insanlar için değil, doğadaki tüm diğer canlılar içinde kabul edilemez. Suya erişim tüm canlılar için kutsal bir haktır” ifadelerini kullandı.
‘”Derelerimi almak istiyorlar, vermeyeceğiz!”Açıklamasında, Kaz Dağları’nın eteğinde kurulan Kızılkeçili köyünün özgün bir yerleşim olduğuna dikkat çeken Öznal, köyün can damarının Kızılkeçili Çayı olduğunu belirterek şunları söyledi: “ Kaz Dağları’nın pınarları ile beslenip bağrındaki Hasanboğuldu, Sütüven Şelalesi ve Çağlayan gibi özellikli su oluşumları ile denize özgür akan Kızılkeçili çayı, geçtiği her yerde tüm canlılar için yaşamın kaynağıdır. 1/100 bin ölçekli bölge planında HES öngörülen, DSİ tarafından ise baraj inşa edileceği söylenen deremizi elimizden almak istiyorlar. Vermeyeceğiz. Sadece biz insanlar için değil, ağaçlar, çiçekler, kuşlar, sincaplar, börtü böcek, yani suya erişim hakkı olan tüm canlılar için deremiz özgür akacak.

"İkinci konut çöplüğüne su temin etmek istiyorlar"Sahillerimizi ikinci konut çöplüğüne çeviren yanlış uygulamalara, şimdi de bu yazlık nüfusa su lazım diyerek tüm derelerimizde baraj yapıp, içme suyu temin etmek adı altında daha büyük bir yanlış eklenmek isteniyor. Bu yanlışın bedelini ne Kızılkeçili Köyü, ne Mehmetalan Köyü ne de diğer köylerimiz ödemek zorundadır. Ayrıca Havran Barajı’ndan Mıhlı Çayı üzerinde planlanan baraja kadar, 7 adet baraj yapımı sadece içme suyu için olamaz. Başta altın madenleri olmak üzere yörede planlanan tüm madenlere su temin etmek, bu sürecin gizlenen ve önemli bir parçasıdır kanısındayız. Bizler ne köylülerimizin, ne de yaşamı tamamlayan diğer canlıların bu bedeli ödemeyeceğini haykırıyoruz. Verilecek suyumuz yok. Ne yazlıklara ne de madenlere!
"Baraj ve HES’ler yapılırsa Edremit Körfezi’nde nefes alınamaz"Kızılkeçili Barajı ve planlanan tüm bu barajlar yapılırsa yaratacağı mikro-klima ortamı ile bine yakın bitki çeşidine (78’i endemik) sahip Kazdağı Milli Parkı da dahil olmak üzere tüm yaşam ortamımızda ekolojik denge bozulacaktır. Özellikle astım ve kalp hastaları için doğal tedavi ortamı sağlayan, temiz ve kuru havamız, aşırı nemlilik ile bu özelliğini yitirecektir. Gözbebeğimiz kutsal zeytin ağaçlarımız olumsuz etkilenecek ve zeytinciliğimiz geriye gidecektir. Sera etkisine girmesi ile dünyanın soluk alma yeri dediğimiz Edremit Körfezi’nde nefes almak bile zorlaşacaktır.
"Derelerimizde gece gündüz nöbette olacağız"Kızılkeçili Çayı’nda baraja ve HES ‘e hayır! Tamam ama sorun sadece ve ne yazık ki bu değil. Tüm akarsularımız tehlike altında ve tümünü korumalıyız. Mıhlı Çayı, Şahin Deresi, Manastır Çayı, Kızılkeçili Çayı, Zeytinli Çayı, Eybek Çayı ve tüm akarsularımızın özgür akması için mücadele etmeliyiz. Bu da örgütlü, kararlı ve kesintisiz bir mücadele ile mümkündür. Planlanan bütün baraj ve HES’lerin vahşice dayatılmasına direneceğiz. Derelerimizde gece-gündüz nöbette olacağız.”

    KAZDAĞLARINDA İSYAN VAR

    Vahşi madencilik, HES’ler ve başka pek çok yıkım projesiyle can çekişen Kaz Dağları’nın çocukları, geçtiğimiz hafta sonu Balıkesir Akçay’da bir araya gelerek İda’nın bin pınarlı sularının gözyaşı olmaması için and içtiler.

    (soL-Yusuf Yavuz) Batı Anadolu’nun akciğerleri sayılan Kaz Dağları, sayısız doğal zenginliğinin antik çağlardan bu güne önemli bir yaşam merkezi. Ancak Efsanelere, öykülere, romanlara konu olan, Balıkesir ve Çanakkale illerinin bir bölümünü kapsayan Kaz Dağları’nın üzerinde uzun süredir karabulutlar hiç eksik olmuyor. Bin pınarlı, ak köpüklü İda’nın şifalı suları, mis kokulu çamları, köknarları uzun süredir zulmün eşiğinde. Sabahattin Ali’nin öyküleriyle ölümsüzleştirdiği destansı coğrafya, rant ve kısa vadeli kazançlar uğruna geleceğini yitirmek üzere.

    Kaz Dağları’ndaki yıkıma karşı direniş başlattılar
    14 Temmuz Cumartesi günü Akçay’da bir araya gelen GÜMÇED, Gençlik Muhalefeti ve yöre halkı, sloganlar ve pankartlar eşliğinde Cumhuriyet Meydanı’na kadar yürüdü. Ardından meydanda düzenlenen mitingde, Mehmetalan Köyü Muhtarı Metin Aktaş, Soma İşçisi Eren Sidal, Gençlik Muhalefeti’nden Ayşegül Uçar ve GÜMÇED Edremit Körfez Şubesi Başkanı Mehmet Akif Öznal Kazdağları’nda yapılması planlanan baraj ve HES’lere karşı konuşmalar yaptılar. Mitingin ardından sanatçılar Erkan Oğur ve İsmail Hakkı Demircioğlu’nun yanı sıra Grup Haziran, Heyula ve Marsis konserleri ile gece yarısına kadar süren etkinliğe, binlerce yurttaş katıldı.

    10485366_10152633184079994_7116180851550894106_n.jpg

    Bin pınarlı İda’nın tüm akarsuları HES’lere kurban edilecek
    GÜMÇED Edremit Körfez Şubesi Başkanı Mehmet Akif Öznal, mitingde yaptığı konuşmada, Kaz Dağları’na dayatılan vahşi madenciliğin ardından şimdi de bölgedeki tüm akarsular üzerinde baraj ve HES projeleri ile suların ellerinden alınmak istendiğini dile getirdi.

    "Tüm canlıların hakkı olan su şirketlere kiralanıyor"
    1/ 100 bin ölçekli bölge planında, 6 adet baraj, onlarca da HES projesinin öngörüldüğünü kaydeden Öznal, “yaşam kaynaklarımızın nasıl yağmalanacağını yine birileri kapalı kapılar ardında planlanıyor. Dünyanın doğal kaynakları üzerinde gittikçe büyüyen bir hâkimiyet kurma amacı güden sermaye-devlet işbirliğinin son hedefi su kaynaklarıdır. Devlet eliyle suların kullanım hakkı yarım asır gibi sonuçları kestirilemeyecek zaman dilimleri için özel şirketlere devredilmektedir. Tüm canlıların yaşam hakkı olan su sanki işletilmediği sürece boşa giden bir malmış gibi şirketlere kiralanmaktadır” görüşünü savundu.

    10425447_10152241744192263_8104885217784463564_n.jpg

    "Projelerin toplumsal etkileri değerlendirilmiyor"
    Baraj ve HES gibi su yapılarının gereklilik ve yararlarının açık olarak tartışılması gerektiğine işaret eden Öznal, bu projelerden etkilenecek olan halkın görüşünün alınmasını, çevresel, kültürel ve toplumsal etki değerlendirmelerinin yapılması gerektiğini kaydederek, “su yapılarının şirketlerin çıkarlarına göre değil tüm canlı yaşamın ve doğanın sürdürülebilirliği temelinde projelendirilmesi, yer seçimlerinin bu kriterlere göre belirlenmesi gerekir. Aksi durumda yöredeki yaşamın olumsuz etkilenmesi kaçınılmazdır. Bir barajın yapımı mutlaka kırsal kalkınma boyutunu içermelidir. Oysa DSİ’nin hemen hiçbir yatırımında bu yaklaşım yoktur. Bizler hiçbir ekonomik değerin insanın kültürel ve tarihi geçmişinden, doğal dengenin ve canlı yaşamın en küçük parçasından daha değerli olamayacağını düşünmekteyiz. Su yaşamın kendisidir. Suyun meta haline getirilmesi sadece insanlar için değil, doğadaki tüm diğer canlılar içinde kabul edilemez. Suya erişim tüm canlılar için kutsal bir haktır” ifadelerini kullandı.

    ‘”Derelerimi almak istiyorlar, vermeyeceğiz!”
    Açıklamasında, Kaz Dağları’nın eteğinde kurulan Kızılkeçili köyünün özgün bir yerleşim olduğuna dikkat çeken Öznal, köyün can damarının Kızılkeçili Çayı olduğunu belirterek şunları söyledi: “ Kaz Dağları’nın pınarları ile beslenip bağrındaki Hasanboğuldu, Sütüven Şelalesi ve Çağlayan gibi özellikli su oluşumları ile denize özgür akan Kızılkeçili çayı, geçtiği her yerde tüm canlılar için yaşamın kaynağıdır. 1/100 bin ölçekli bölge planında HES öngörülen, DSİ tarafından ise baraj inşa edileceği söylenen deremizi elimizden almak istiyorlar. Vermeyeceğiz. Sadece biz insanlar için değil, ağaçlar, çiçekler, kuşlar, sincaplar, börtü böcek, yani suya erişim hakkı olan tüm canlılar için deremiz özgür akacak.

    kazic.jpg

    "İkinci konut çöplüğüne su temin etmek istiyorlar"
    Sahillerimizi ikinci konut çöplüğüne çeviren yanlış uygulamalara, şimdi de bu yazlık nüfusa su lazım diyerek tüm derelerimizde baraj yapıp, içme suyu temin etmek adı altında daha büyük bir yanlış eklenmek isteniyor. Bu yanlışın bedelini ne Kızılkeçili Köyü, ne Mehmetalan Köyü ne de diğer köylerimiz ödemek zorundadır. Ayrıca Havran Barajı’ndan Mıhlı Çayı üzerinde planlanan baraja kadar, 7 adet baraj yapımı sadece içme suyu için olamaz. Başta altın madenleri olmak üzere yörede planlanan tüm madenlere su temin etmek, bu sürecin gizlenen ve önemli bir parçasıdır kanısındayız. Bizler ne köylülerimizin, ne de yaşamı tamamlayan diğer canlıların bu bedeli ödemeyeceğini haykırıyoruz. Verilecek suyumuz yok. Ne yazlıklara ne de madenlere!

    "Baraj ve HES’ler yapılırsa Edremit Körfezi’nde nefes alınamaz"
    Kızılkeçili Barajı ve planlanan tüm bu barajlar yapılırsa yaratacağı mikro-klima ortamı ile bine yakın bitki çeşidine (78’i endemik) sahip Kazdağı Milli Parkı da dahil olmak üzere tüm yaşam ortamımızda ekolojik denge bozulacaktır. Özellikle astım ve kalp hastaları için doğal tedavi ortamı sağlayan, temiz ve kuru havamız, aşırı nemlilik ile bu özelliğini yitirecektir. Gözbebeğimiz kutsal zeytin ağaçlarımız olumsuz etkilenecek ve zeytinciliğimiz geriye gidecektir. Sera etkisine girmesi ile dünyanın soluk alma yeri dediğimiz Edremit Körfezi’nde nefes almak bile zorlaşacaktır.

    "Derelerimizde gece gündüz nöbette olacağız"
    Kızılkeçili Çayı’nda baraja ve HES ‘e hayır! Tamam ama sorun sadece ve ne yazık ki bu değil. Tüm akarsularımız tehlike altında ve tümünü korumalıyız. Mıhlı Çayı, Şahin Deresi, Manastır Çayı, Kızılkeçili Çayı, Zeytinli Çayı, Eybek Çayı ve tüm akarsularımızın özgür akması için mücadele etmeliyiz. Bu da örgütlü, kararlı ve kesintisiz bir mücadele ile mümkündür. Planlanan bütün baraj ve HES’lerin vahşice dayatılmasına direneceğiz. Derelerimizde gece-gündüz nöbette olacağız.”

    — 3 notla 3 gün önce
    #kaz dağları